Charbel Baini's books in different languages takes the poetry of Charbel to the whole world

Ali'yi övmek - Munajat Ali - Türkçe

 


Mezmur 1

-1-

Sana kendimden sordum,

Bana cevap ver.

Kendimi nasıl kurtarabilirim?

Beni yoran,

Ve dürüst insanlardan yoksun bir dünyadan nasıl kaçabilirim?

-2-

Sana hayatımı sordum.

Dinimden,

Sözlerinle desteklediğin ALLAH'tan.

Damarlarıma yalanlar enjekte ettiler,

Yalanlardan beni kurtar.

-3-

Bütün duygularım ilahilerimde,

Ve ilahilerim herkesin duygusudur.

Ey Ali..

Düşüncelerime sahipsin,

Onun aracılığıyla,

Görünebilirsin.

-4-

Ah, aşkımdan daha büyük,

Seni seviyorum.

Ah, ışıkla dolup taşan ışık!

Seni

Yüreğime taçlandırmasaydım

Önceki taç giyme törenlerini

bozmuş olurdu. -5-

Bana göre,

Adın,

Sanatın ve bedenin

Saygıdeğer kutsal bir üçlüdür.

Düşünür,

İlham Perisi,

Vaiz,

Asker,

Tarifi imkânsız bir usta.

-6-

Sesin bir tarla,

Kitapların bulutlar,

Ekinlerimizi sürekli sulayan,

Kasvetli zamanlarda bizi besleyen,

Ve hasat için güçlendiren.

-7-

Sen ki kendini mükemmelleştirmişsin,

Sen sırsın,

Ve sırların bekçisisin.

Felsefenle,

Sözlerinle,

Bir güneş parladı,

Ve bir gün doğdu.

-8-

.. Senin minberdeki duruşun,

Bizi rüzgarın kanadında taşıdı.

Elini kaldırmanla

Yüceltildik,

Ey Ali..

Ve Allah'a hamd edildi.

**

Mezmur 2

 -1-

Allah senden razı olsun diye dua ederler,

Kim olduğunu unuturlar,

Bir elçi,

Kulaklarında "Ses"le.

Kalırsın,

Yılların geçerken.

-2-

Sadece çöle,

Dilini konuşanlara gelmedin.

Güneşin gözünü süslemeye,

İnancınla renklendirmeye geldin.

-3-

Peygamberliğin damadı,

Ve kuzen.

Kutsallık ve kutsallık saçan;

En yüce ev..

En asil kan;

Bunlar ruhuma dindarlık ekti.

-4-

Ey Ali..

Sonsuza dek yüce,

Yüce Tanrı'nın gözünde,

Oruç tuttuğun zaman,

Oruç bir kez bozulmayı özledi,

Devamlı orucun yüzünden. -5-

Ey evliyaların evliyası,

Ey İsa'yı dirilten,

Sen sevgi olan,

Sen Allah'ın hoşuna giden

Öğretinle bir dini birleştirdin.

-6-

Bütün insanlar seni tanıdı,

Hiç tanımadıkları bir adamdı,

Seni incitenleri,

Sen affettin,

Ve onlara karşı

Son derece cömert kaldın.

-7-

İncil nedir?

Ve Kuran nedir?

Kitaplar..

Benim için vahyedildi!

Tercüme ettin,

Yargıcın bir olduğunu söyledin,

İçimi rahatlatmak için.

-8-

Cehenneminden korkmadın,

Cennetleri tarafından

Baştan çıkarılmadın...

Onu Sevgi olarak gördüm,

Senin gibi

Ve varlığının ta kendisini besledim.

**

Mezmur 3

 -1-

Sen yoldaşımsın-

Nereye gidersem gideyim,

Zihnimde varsın,

Yüreğimde ve ruhumda yaşıyorsun,

Yazılı dizeler halinde.

-2-

Sen kardeşsin,

Sen babasın,

Ailenin reisisin

Tanrı'ya inanan.

Her ilerleyişimizde,

Azar azar,

Bizi karanlıkta korursun.

-3-

Dualarımda yaşıyorsun

Senin için canımı yaktım..

Tütsü gibi.

Hayatımdan bir gün geçtiğinde,

Sende ömrüm çağlar uzar.

-4-

Seni neden seviyorum?

Seni sevmek bir şandır,

Beni sesten daha yükseğe çıkarır,

Yine de

Ölümün bile ulaşamayacağı yerlere ulaşmama izin verirsin. 

-5-

Savaştın ve yendin

Saldırgan,

Mücadelenle bizi rahatlatmak için,

Anlamadılar

Verdiğin mesajı,

Seni öldürdüler-

Çocuklarını öldürdüler.

-6-

Abou-Hassan

Oğlun öldü!

Ve diğer oğlun beni ağlattı!

Üç kişi kanlarını feda etti,

İnsanlık hakkımın onuru için!

-7-

Sizin nesliniz seçkin kahramanlarsınız.

Senden sonra,

Gençliklerini feda ettiler,

Onları öldürdüler.

Çocukları öldürdüler!

Toprakları kanla vaftiz edildi.

-8-

Zeynep ağlıyor..

Adalet nerede?

Büyükbabası..

Seçilmiş elçi,

Kimin adına,

Onun soyunu katlettiler.

Cehennem yetmez

O katiller için!

**

Mezmur 4

 -1-

Bana dedin ki:

"Doğrulukla güreşme,

Çünkü ne olursa olsun, o her zaman kazanır."

Yıllar sonra...

Geçmiş ortaya çıktı

Ve bir alev gibi,

Doğruluğun parladı.

-2-

Ve bana dedin ki:

"Yalan yenildi

Ve yenen yenildi

Haksızlıkla."

Uluslar gerçeği çiğnedi,

Gizlice haklarını gasp etti

-3-

"Bağnaz olma.."

Dedin ve ekledin ki:

"Bağnazlık erdemleri artırmaz."

Sen gider gitmez,

Cahillerin ikiyüzlülüğü galip geldi.

-4-

"İki yüzlü olmaya çalışma,

Kardeşini kandırıp yaşatma."

Sözlerini açıklamama izin ver.

İnsanlar saftır...

Saftır!!

-5-

Sen şöyle nasihat ettin:

"Göğsün kötülükle dolu,

Çıkar onu..

Böylece insanlıktan da çıkar.

Kendini ondan milyonlarca mil uzaklaştır..

Kötülük uğruna

giydirme kendini…"

-6-

…Yalancıyla dost olma,

Ne de o inleyen cimrilerle,

Yalancıların vaatleri

Bir seraptır..

Cimriler de…

Cehaletleriyle zenginleşmişlerdir…"

-7-

"…İyi ol…

Ve servetini feda et,

Emanet ettiğin

kardeşine,

Elini hemen uzat,

Onunla kardeşlik kurup onu dirilt."

-8-

Zafer sancağın,

Göz önüne çıktığında, ey Emir,

Zafer eziciydi,

Seni düşmanlıkla ödüllendirdiler,

Çünkü adaletin

Eşitliği getirdi.

**

Mezmur 5

-1-

Din adamları değişir,

Ben söyledim,

Söylerim ve tekrar ediyorum,

İnsanlar arasında

Nifak ektiler

Ve ona yeni bir hayat vaat ettiler.

-2-

Sen bizim Allah'a ait olmamızı istiyorsun.

Damarlarımızda coşkun bir iyilikseverlikle,

Gözyaşlarını takas eden gözler

Böyle bir aldatmacadan utandılar.

-3-

Sen bizim alçaltmamızı istemiyorsun,

Ve çılgınca para peşinde sürünmemizi.

Herkesin ömrü kısalır.

Sadece amel kalır.

-4-

Bizi adaletin gözünde eşit kılmak için,

Kendini inkarla silahlandırdın

Şimşek hızından

Zevk almadın..

Karanlıkla yüzleşmekten de korkmadın.

-5-

Karıncayı tarif ettin

Ve yarasayı,

Yaratıcının tarifini

Yarattığına

İkiyüzlüyü tarif ettin

Yalanlarıyla geçinen

Bunun için bir pazar açtı. -6-

Bir çekirgeyi tarif ettin

Gözleri kıpkırmızı,

Bilimsel bilgiye meydan okuyan bir tarif.

Onu

Bu kadar kalabalığın arasında

Nasıl fark ettin!

Nasıl çektin!?

Peki film nasıldı!?

-7-

Gözleriyle bir evren çizen,

Şekli kendi kendine muamma olan,

Küçük bir fırçayla

Rengi zorlayan,

Mektuplarına masallar anlatan.

-8-

Ey Ali..

Dünyanın sırrını biliyorsun

Ve canlıları da.

Mutluluk içinde yaşıyorum,

İtiraf ettiğimde;

İnsandan daha büyüksün!!

**

Mezmur 6

 -1-

Bana

Düşmanlarımı affetmeyi öğret

Beni

Zehirli bir hançerle

Bıçaklayanları.

Sesini

Mallarım üzerine yay,

Dön ve dik dur,

Bir dev gibi.

-2-

Bana

Daha alçakgönüllü olmayı öğret.

Ben tozdan ibaretim ve öyle kalacağım.

Kardeşine karşı kibirli olan,

Ve ölümü hesaba katmayan zavallıdır.

-3-

Bana

Zamanımı önceden planlamayı,

Ve görünmeyeni görmeyi öğret.

Beklentilerimi senden almayı,

Ve senin gibi

Gezginlik etmeyi,

Gerçekliğin ötesine geçmeyi.

-4-

Bana

Kendime karşı dürüst olmayı

Ve tüm insanlara karşı dürüst olmayı öğret.

Ah Ali..

Geçmişimin kıyısında,

Şafağımı bir meşale gibi as.

-5-

Kayboldum, yapayalnızım,

Ve haykırmaya ihtiyacım var. Hayat benim varlığımdan bıktı,

Başına gelenleri hatırlayarak,

Ağlıyorum...

Sonsuz saatlerce.

-6-

Kitaplarını okumak için acele ediyorum,

İstediğim gibi yorumluyorum,

Anlamlarını başkalarına açıklıyorum...

Nasıl ve neden

Harika bir adamdın!

-7-

Sen hedefsin..

Yalnız..

Yalnız..

Ey umutsuzluk içinde yaşayan yoldaş.

İdeallerin ışık saçıyor,

Bunu algılamayanların vay haline.

-8-

Elinden tut beni.

Sesim kısıldı.

Ey müminlerin prensi

Sana dua eden ve selam veren,

Kıyamet gününden korkmasın.

**

Mezmur 7

-1-

Senin dinin benim dinimdir,

Sevgi dini..

Dünyaları birleştiren,

Rab, yarattıklarına zulmetmez,

Zulmeden şeytandır.

-2-

Senden başka kim,

İnsani değerlerimizi bize takdir ettirdi,

Ve bizi birleştirdi,

Sözleriyle,

İlahi kişiliğiyle.

-3-

Vahyi ile..

Ruhu zenginleştirdin,

Ve Kuran'ından..

İyilik biçtin.

Ey Ali..

Nereye gidersen git,

Ayetleri yolculuğu kolaylaştırır.

-4-

Senin dinin benim dinimdir,

Karanlığı dağıt,

Sözlerinin yıldızlarıyla,

Ey Emir..

Ve bizi kurtar,

Kıyametin çılgınlığından,

Yalanlarla dolu kitaplardan.

-5-

Senin İslam'ın,

Bozulmamış gerçek İslam'dır. Yorumunla,

Rüyaları bile,

KABE'ye hacca gitmeye zorladın.

-6-

Her şey sendendir,

Sensiz hiçbir şey olmaz.

Kuran'ı bozmaya çalışan

Kötü niyetleri yok ettin.

-7-

Ey Ali..

Kelimelerin

Kulelerini

diktin,

Bir dini savunan,

Gruplar üstüne gruplar,

Ona karıştın,

Milyonları yolundan saptırdın.

-8-

Bizi kurtar,

Artık bekleyemeyiz,

Yeni günlerin kavşağında,

Geçmişinle,

Yarını algılayan,

Tekrarını sağlamak için.

**

Mezmur 8

-1-

Sana sesleniyorum..

Açık bir yürekle,

Her zaman hazır olduğun yerde.

En basit sözcüklerle düşünerek,

Böylece varlık

Benim sözlerimi kaydedebilir.

-2-

Birçok kişi önümde seni zikretti,

Şarkılarını..

Kitabımda topladım,

Bir sürü şiir gibi,

Böylece Allah bana merhamet etsin.

-3-

Bana sevmeyi öğreten İsa,

Ey Ali..

Sende vücut buldu.

Çarmıha gerilişindeki

acıları paylaştın..

Ve acılarını hafiflettin,

Ey ortak!

-4-

Ayrıntılara girmeyeceğim.

Söylediklerim kendini açıklıyor.

Efendimiz Muhammed şöyle demiştir;

İsa'ya daha çok benziyorsun,

Uyumlu bir varoluş halinin tadını çıkarıyorsun.

-5-

Kanaatkârlıkla,

Yoksulluğu yendin,

Ve para hırsından

etkilenmedin. Kendi tabanlarını onardın,

Gelecek nesillere öğretmek için.

-6-

Seni bizzat gören

Ne mutlu

Ve yolunu izleyen

Ne mutlu

O'na.

Dedin ki:

"Doğu batıyı duyar

Ve görür."

Kehanetlerin gerçekleşti.

-7-

Ölümle yüzleşmekten korkmadın,

Parlayan kılıçla

Hücum ettin.

Çağrı

"ALLAH büyüktür" oldu

Böyle tekrarladı minareler.

-8-

Ey ebedi göklerin şövalyesi

Meleklerin seni seviyor.

Işıklarından

Sana bir deri ördüler

Ve gözlerinin içine sakladılar.

**

Mezmur 9

 -1-

Hafızam her şeyi siliyor,

Düşüncelerin parıltısını söndürüyor.

Hafızamın tazele,

Böylece yaşayabileyim,

Ve vaaz dudaklarımda yaşasın.

-2-

Benim hakkımda ne dediklerinin önemi yok,

Mezhep insanı değiştirmez.

Maruni,

Şii,

Ey Sünni,

İsmin anlamı küçük,

Ve ALLAH büyüktür.

-3-

ALLAH..

Tüccarlar tarafından satılan,

Kağıt minberlerde,

Memnun olmayan,

Olanlardan,

Dini ritüellerimizden.

-4-

Seni yaratana şükürler olsun,

Çağlar tekrar etmeyecek bir yaratılış,

Seni suçlarla dolu bir dünyaya gönderdi,

Ve varlığından habersiz.

-5-

Ey Ali..

Dünya egoist,

Dürüst değil,

İkiyüzlü,

Ve aldatıcı.

Nesiller boyunca emilmiş kötülüklerden kurtulmama yardım et.

-6-

Dünyanın çılgınlığı beni rahatsız ediyor.

Özgürlüğün bir günah dalgası olduğu yerde,

Oğlumu alıp götürmesinden,

Onu savaşların kıyılarına atmasından korkuyorum.

-7-

Elini uzat..

Bana yardım et..

Haçım ağır.

Ve düşmekten korkuyorum.

Böyle bir düşüş beni uzaklaştırmasın diye.

Ve unutkanlığın tozuna gömülmem için.

-8-

Başka bir ırk yaratmalıyım.

Öğretilerini anlayabilen,

Tüm dinleri birleştiren.

"ALLAH"ın bir olduğunu ilan eden.

**

Mezmur 10

 -1-

Şöyle dediğin aktarıldı:

"Kadın kötüdür."

Konuştuğun anda inkar ettiler

Fatima'nı...

Acı dolu vedasında

Mezarını öptün ve ağladın.

-2-

Ona...

Hayatın büyüleyici bir koku.

Ve onun hayatı sana...

Dindarlık ve sevgi.

İlahi zevke layık bir soy

üreten iki sevgili.

-3-

Senin için kadın,

Erdemlerin pınarı,

Gelecek nesiller için bir kaynak.

Onu onurlandırdın,

Kuşların ona

en güzel hikayeyi

anlatmasına

izin verdin.

-4-

Kızın Zeynep'in

varlığı

her evin

kutsamasına vesile oldu.

Onu aydınlattın ve

şımartmaya ve beslemeye

başladın. -5-

Sen herkesi sevdin..

Ve herkes seni sevdi,

Erkekler,

Kadınlar ve çocuklar,

İnsanların zihnine yerleşmiş bir

intikam oldun.

-6-

Sen yılmaz bir yargıçtın

Ezilenleri besleyen.

Açlıkları doyurulduğunda,

Senin adına...

Zalimi yok ettiler.

-7-

Sen

Olması düşünülemez olandın.

Yaşayan..

Ebedi..

Kalpte yaşayan..

Çiçeklerin gözlerinde

Çiçekler filizlendiren.

-8-

Sen ki bilgiyle taçlanmışsın,

Taçlar ayaklarının dibine çöktü,

Onları kovdun.

Karanlığı kovdun,

Böylece içimizde iman yeşersin.

**

Mezmur 11

-1-

Kızıl günah,

Şehvetle kamufle olmuş,

Lucifer'in gözlerinin.

Beni kurban etti,

Birçok kez,

Çünkü sadece insan olduğumu biliyordu.

-2-

Şehvetimden vazgeçemem,

Kaderimi değiştiremem,

Yollarım uzak,

Ve hayatım…

Günahlar günahları kovalıyor.

-3-

Dua ederken diz çöküyorum,

Tükürüğüm kuruyana kadar,

Sonra,

Aileleri öldürüyorum,

Kanları testiyi dolduruyor,

Parayla,

Ellerimde sarhoş.

-4-

Bir insan..

Hayatımı yaralıyor,

Acıya neden oluyor.

Ah Ali..

Kurtar beni,

Acıma son ver.

Senden başka kim bunu yapabilir?

-5-

İlim yoluyla...

Bana kemalat ver

Ve ayrıca imanımla

Bana "Hüseyin" adını ver

Zihnimi aydınlat

Ve şehitliğe eriş,

Nerede olursa olsun!!

-6-

Kerbela günleri

Tekrarlansaydı

Şehitliğime tanıklık ederlerdi.

Toprağını toplardım...

Kirpiklerimle.

Tütsü gibi..

Çocuklarımı korumak için.

-7-

Kerbela...

Cennet diyarı,

Hüseyin'in kanıyla kutsanmış.

İçimden açığa çıkar,

Özlüyorum.

Ve içimde,

Ölenleri birleştir.

-8-

Günah işlemek istemiyorum

Ve acı çekmek.

Arınmayı arıyorum

Sözlerinle

Ve nezaketinle,

Günlerini yaşamak için.

**

Mezmur 12

-1-

ALLAH birdir..

Tektir..

Eyvah!

Din sahtekârları ayrılığa düştüler.

Yalanlarıyla güneşi karartabileceklerini sandılar.

Ve böylece

kalbi temiz olanları aldatabileceklerini.

-2-

Onlara:

"Biz O'nun mübarek

ve seçilmiş

halkıyız." denildi.

Onlara:

"Kâfirleri öldürmek

Bütün savaşlarımızın amacıdır." diye ilan ettiler.

-3-

O'nun adına..

"Toprakları işgal edeceğiz

Ve ateistleri yok edeceğiz" dediler.

Toprakları yakıp yıktılar,

Namusu ayaklar altına aldılar,

Çocukların yaşadığı

evleri yıktılar.

-4-

Sahtekârlar eklediler:

"Allah'ı razı etmek için

kanlı kurban."

Babayı katlettiler;

Anneyi katlettiler,

Kanının cennetine ulaşmasını sağladılar. -5-

ALLAH birdir.

Sesini yükselt.

Ey Ali..

Halk duysun;

Ne cihat ne de ölüm istiyor.

Sadece farklı inançlara sahip ırklar.

-6-

Tiksiniyoruz

Vaazlarından,

Nefret ve keder dolu,

Sözlerine dönmeliyiz

Sevgileriyle,

Karanlığı aydınlatan.

-7-

Sözlerin..

Ey erdemlerin pınarı!

Bahçelerimizi sulamaya devam et.

Sözlerin..

Ey kuşların sesi,

Milyonları gerçeğe yönlendirdi.

-8-

Bize yalan söylediler..

Onları affetme,

Seni ve bizi öldürenleri.

"Kılıcını" gönder

Yerlerine,

Bizi aldatanları yok et.

**

Mezmur 13

-1-

Ah Ali...

Felsefen bir ikon,

Sandığı süslüyor

Evrenin.

Nasıl olur da,

Yalnız bir bakışla,

Üzerinde yaşadığım bu dünyayı,

Çayırlarını,

Kayalarını ve tepelerini,

Denizlerini ve kumlu kıyılarını,

Gözlerimde toplayabilirim?

-2-

Enginliği...

Ulaşılmaz,

Yeni ufuklar aşıyorum,

Ekim yapıyorum,

Omuzlarımı yoruyorum,

Ve gülümseyen dudaklarımla,

Bitkisini biçiyorum,

Rüyalar aracılığıyla...

Uzaklarda hayal ettiğim.

-3-

Ekinleri dağınık korulardır,

Güneş ışığıyla zenginleşmiş,

Bulutlardan bir sağanak,

Ayaklarını yıkar,

Sonra güzelliğini yakalamaya başlar. -4-

Baharı yazı getirir,

Yaz ise eski bir misafiri karşılar,

Sonbahar...

Henüz tanışmadığı,

Kışları gölgesinde saklayan,

Yıllar boyu,

Arzusunu yerine getirmeden.

-5-

Ey Ali...

Bana yaratılışın nasıl olduğunu anlat,

Bu dünyanın,

Geldiğimiz,

O bizi anlamadı,

Biz de anlamadık,

Bir avuç toprağını,

Bize verdi,

Bir beden...

Yıllar,

Bittiğinde,

Böyle bir beden toza döner.

**

Mezmur 14

 -1-

Saygısızlıkla,

Sordum...

Ey Ali,

Hâlâ soruyorum;

Bilgi kuyundan

Söyle bana...

Dalgalar nasıl bulutlara dönüşür,

Ve gözyaşlarını nasıl toplarız?

-2-

Ve okyanus

Çekişini

Kıyıya nasıl bırakır,

Ütülenmiş çarşaflar gibi?

Akışı da,

Sınırlarına kadar uzanır..

Ve onları geri almak için eğilir.

-3-

Bir gün diğerini nasıl katleder?

Yaralarından şafak doğar?

Ve yıldızlar

Gölgede nasıl kalkan olur?

Dev bir çadırın,

Sakinleri gitmiş olanın?

-4-

Ve hiç sönmemiş olan güneş!

Kaynağını nereden biçer?

Göründü,

Alev alev parladı,

Sonra duyulamaz bir iniltiyle battı. -5-

Ağzı bu kadar geniş olan tepe,

Nasıl lav püskürtür?

Ateşini yukarı doğru fırlatarak,

Sonra kendi kendine ateşi söndürür.

-6-

Ve nasıl olur da

Bir kuş kanatlarını çırptığında,

Yükselirken,

Daha yüksek sesle ötüşürken,

Yuva yaparken...

Saldırganca savunmada kalır,

Ve yuvasından

çıkarılması imkansızdır?

-7-

Bir kasırga,

Kendini örerken,

Yerkürenin belini nasıl sarar,

Yumuşak esintisiyle dinginlik,

Öfkesiyle de yıkım getirir?

-8-

Ne kadar ilerlersek ilerleyelim,

Her zaman sizin öğrencileriniz olarak kalacağız,

Tanrı nasıl ve neden bir "kağıt" yaratır,

Sadece dünyamıza karalamak için mi?

**

Mezmur 15

-1-

Onları gezinirken gördüm,

Senin yanında,

Gözleri yollarını aydınlatıyordu.

Hiç korkmadılar,

Ne de aldandılar,

Günleri sevinçle doldu,

Varlıklarıyla,

Geceleri ışıl ışıl,

Yıldızlarının parıltısıyla,

Rüyaları çiçek açtı.

Düşmanları yalanlarını yaydığında,

Kalemlerini

Sayfaların üzerinde

bilerlerdi.

-2-

Yaşadılar..

Ve yüce öldüler,

Alınları,

Güneşin oyun alanı.


Yolculuklarında,

Bir gün geçer,

Tozu dünlerini süsler.

Yığınla iyilik,

Geride bıraktılar,

Dokunuşlarından yayılan iyilik,

Ah Ali..

Ziyaretçi olarak geldiler,

Yaptıklarını bırakarak

Beş kıtada. -3-

En şerefli olarak doğdular,

Örnek bir üne sahip olarak,

Güneşleri her battığında,

İlhamıyla,

Şimşekler alacakaranlığı sildi,

Deniz dalgaları maviye döndü,

Böylece tanıklık ettiler,

Ve ayak izleri

Yeryüzünü kutsadı.

Bilgileri

Doğu'yu

aydınlatmasaydı..

Bilinmez olarak kalırdı.

-4-

İsimleri, bir sırdı,

Çok iyi öğrendim,

Dudaklarıma kazınmış bir mısra,

Ve hafif bir esintiyle kucaklanmış,

Diyordu ki:

"Bana bir hikaye anlat.."

Okurken

Rüzgâr haykırıyor,

Ve yaklaştığını görüyorum,

Yığınla övgü taşıyor,

"HEDEF" olanlar için.

**

Mezmur 16

 -1-

Gurbet gözyaşı demektir,

Ve vatanım uzaktır.

Ah Ali..

Dönüşümü tasvir et,

Günlerim hiç mutluluk bilmedi,

Ne de gözyaşlarımın dindiğini.

-2-

Geçmişim kalmadı..

Ve şimdiki zaman

İyileşmekten aciz,

Doyumsuzum

Bir gurbetçi olarak,

Beni teselli edecek bir şey söyle.

-3-

"Vatan mutlu olduğun yerdir.."

Ne diyorsun!?

Ah Ali..

Sözlerin bir neşe kaynağı,

Düşünce biçimimizi geliştiriyor.

-4-

"Vatan yaşadığın yerdir.."

Ah Ali..

Daha detaylı anlat;

"..Sınırları bilinmeyen bir ülke,

Küçücük,

Boyutu önemli değil."

-5-

Peki ya gurbet?

".. Göç, tecrit edilmektir

Tanrı'dan,

Varlığını inkar ettiğin bir kardeşten.

Sadık gurbetçi,

Cennette.

Vatanının sınırlarını çizer."

-6-

Yani ben de öyle mi yaşıyorum?

".. Dindar bir hayat,

Tanrı kimseyi terk etmez.

O olmadan,

Değersiz sayılırsın,

İnancın vatandır."

-7-

Ya benim toprağım?

".. Toprağın ipotek altında,

Zamanın başlangıcından beri

Ve biriktirdiğin tüm 'O'

Böyle bir ipotek borcunu ödemeye

Yetersiz."

-8-

Ey Ali..

İçimi rahatlatıyorsun

Yüce Tanrı'nın sözleriyle

Ufuklarımı genişlettin,

Bütün bu dünyayı mesken tuttun.

**

Mezmur 17

 -1-

Neden doğduk?

Çünkü günahlar bizi biçiyor

Oraklarıyla,

Zevkimiz yalnızca

Rahimi kullanmak için mi,

Boşuna mı?

-2-

Dokuz ay,

İçimizdeki yaşam,

Yiyecek ve içecekle kendimize yeter,

Havva'nın rahmine veda ediyoruz,

Sadece bizi yeniden taşıması için.

-3-

Bir cennet..

Güneşsiz ve yıldızsız,

İçinde fetüsün sıkıldığı,

Kıyılarında bulutlarla dolu,

Yükünden yorgun.

-4-

Uyanır uyanmaz,

Tekrar emekli oluyoruz,

Saatler saatlerle yarışıyor,

Günler üzerimize tökezliyor,

Düşmelerin zevkine.

-5-

Hayatımızın nerede biteceğini bilmiyoruz

Ve başlangıcımızı unuttuk. Ölüm her tozlandığında,

Ayakladığımız yolları gizler.

-6-

Uzun süre yaşamamıza izin verilmez.

“Üç günün ikisi”

Sonra ölürüz.

Düşünme korkusunu kim sildi?

Tabutu sevmeye bizi kim zorladı?

-7-

Bilmediğimiz başka bir dünyaya,

Gözyaşlarıyla,

Oraya geldik,

Uzun ömürlü olsak bile,

Doymadık,

Açlığı midemizde dolaşırken.

-8-

Sırlarını anlamama yardım et,

Ve imanla,

Cezasını kabul et,

Ah Ali..

Aklım karışıyor;

İnsanlar neden yaratıldı ki!!?

**

Mezmur 18

 -1-

Toplanan korku,

Yollarımızı ayırmak için,

Elbette üstesinden geleceğim,

Kanatlarım

Senin yasanın sözleriyken.

Ölüme meydan okuyorum

Korku gölgesinde

Yoksa sevginin lütfunu kaybederim.

-2-

Şiirlerim..

Bir ışıltı parıltısı,

Yanmak için değil,

Ama evreni aydınlatmak için,

Tütsünün kokusuyla.

Onları güzel kokuttun,

Ve uyumlu renklerle

Boyadın.

Seni ziyaret etmeyi özledim

Düşüncelerimde,

Sen..

Ölümsüz olan.

-3-

Sağır bakışlardan,

Antipatik kötülükten,

Bir taht kuran yalanlardan,

Zehirli tükürükten oluşan,

Temellerini atan dillerden,

Ve zehir saçan tehditlerinden bıktım. -4-

Sevgimi ilan ettiğim,

Onun aydınlatıcı sözlerini vaaz ettiğim kişiden korkmam.

Çünkü inancım,

Göksel dinlerin birliğiyle,

Ve Tanrı'nın birliğiyle güçlenir.

O, dindarlıkla

Hepimizi eşit kıldı.

-5-

Ölüm,

Benden önce yaşadığın

bir hikâyedir.

Ey Ali..

Ve katili affettim.

Aklımda,

Yaralarını diktim,

Ve hikâyenin harflerinden

Meşaleler yaktım.

Ölümümü savunan

Kimden olursa olsun,

Düşüncelerini alçaltan

cahil biri kadar korkmadım.

**

Mezmur 19

 -1-

Tehditler..

Kapıma

zehirli hançer pençeleri attılar,

Ziyafeti yok etmeyi amaçlayarak,

İyiliğini

Acılarıma

Ekti,

Ah acılarım!

Vaatler serp,

Uzaktan yaklaşan

Rüya için.

Ve kalk,

Ah düşlerim,

Ve gerçekleş.

-2-

Dediler ki:

"Sen deli bir şairsin..

Kalemin sefahat damlıyor,

İnsanların zihinlerini

Şüphelerle

zehirliyor..

İnançlarını

Kınamayla

değiştirdin,

Ya sesinin tonunu

bastır,

Ya da sesini

ölümle bastıracağız." -3-

Dediler ki:

"Tanrı tarafından yeryüzüne gönderilen dinlere hakaret ettin.

Rasgele karıştırdın,

Ve insanın huzurunu bozdun,

Hayatını imanla ören,

Ve onu insanlığa yükleyen.

...gözlerini nefretle kör ettin."

-4-

Bana dediler ki:

"Sus ve sessiz ol,

Dilin bir yılan,

Sözlerin zehir,

Şiirlerin teolojiye,

İyiliğe ve barışa aykırı,

Mantık ve kültürden yoksun,

Söylenir söylenmez unutuluyorlar,

İçinde,

Tabutsuz."

-5-

Söylediler ve tekrarladılar,

Birçok şeyi,

Bütün sözlerimi inkar ettiler,

Ey Ali,

İnsanları Tanrı sevgisinde erittiğin için,

Dini kimlikler içinde,

İnsanlığı ziyaret eden,

Ve onu sonsuz mutluluğa,

Cennetteki krallığında ulaşmaya teşvik eden.

**

Mezmur 20

 -1-

Kitabımın

Son Mezmur'u..

Özlem dolu gözyaşlarıyla yazdım,

Hayatım mutluluktan yoksun

Sonunda buluşana kadar,

Ey Ali..

Hayatımı doldur.

-2-

Seni özlüyorum..

Elini uzat bana,

Yardım et bana,

Yaralarımı iyileştir,

Ecstasy gecende,

Beni aydınlat..

Bir mum gibi,

Ruhumun

katılabileceği


-3-

Söylediklerimin hepsi,

Yürekten gerçektir,

Hayatımın

sahne gazetelerine

İşlenmiştir,

Mektuplarından

Bir şal ördüm,

Çayırın çiçeklerini

zevklendirmek için. -4-

Bir Hristiyan olarak,

Sana serenat yapmaya yemin ettim,

Benden önce birçokları tarafından söylenen,

Sözleri

Teflere vurularak,

El çırpmalarıyla,

Seninle ilgili,

Avuç içlerinin

Nasıl bir melodi bestelediğini,

Sana dua etmek için,

Ve

Gözlerinin tapınağını

Çevrelemek için.

-5-

Hepsini seviyorum..

Hepsini..

Hepsini..

Hepsini..

Yahudileri..

Hristiyanları..

Ve Müslümanları.

Dünyevi farklılıklara bakılmaksızın hepsini seviyorum.

Toplantımız

Ortak bir mekanda olacak,

Tanrı'nın yargılayacağı yerde.

İnancım beni onları onurlandırmaya,

Ve mezmurlara yaslanmaya,

İnsanlık arasında

Özlemleri

Paylaştırmaya motive etti.

**